Kendi Yeryüzümüz - Sünnet Gölü Doğal Yaşam Oteli

SİZDEN YORUMLAR

    1
  • semih ataç
    Ramazan Bayramının 2. günü iki aile olarak kaldığımız bu otelde yine çok güzel zaman geçirdik.Eskiye göre odalarını yenilemeye başlamışlar.Kaldığımız odalardan çok memnun kaldık.Müthiş bir doğası ve çok güzel yürüme parkurları var.Özellikle otel yöneticisi Murat bey\'in yakın ilgisi ve desteği için ...

İstatistikler

  • Ziyaretçi Defteri Yorum Sayısı: 1

Kendi Yeryüzümüz

10.07.2018 tarihinde eklenmiş ve defa okunmuş.


Geldikti bir zaman Sarı Saltık’la Asya’dan,

Bir bir diyar-ı Rum’a dağıldık Sakarya’dan… Yahya Kemal.

…………….

Kendi yeryüzümüzü anlamak için önce bu coğrafyayı; tarihiyle, tabiatıyla ve elbet insanıyla sevmek, anlamak ve anlatmak gerekir.

Yeryüzümüzde hiçbir mevki yoktur ki; vatanımızın, maveramızın, irfanımızın, inanç değerlerimizin sahipleri bulunmasın ve kabirleriyle bekçilik etmesinler.

Kutlu coğrafyamızın her bir yanı, tasarrufu devam eden yahut etmeyen Allah dostlarıyla doludur. Şehitlerimiz bu dostların hatırlıları, kıymetlileri ve sevgilileridir.

Yine Yahya Kemal’in dediği gibi “Bizler ölülerimizle yaşarız”. Yeri gelmişken bu ifadenin vakıasını da hatırlayalım.

Rivayet şöyledir:

Yahya Kemal, 1929 yılında İspanya/Madrid’e atanan ilk büyükelçimizdir. Burada görevliyken ülkemiz nüfusu da 13-14 milyon civarındadır.

Günün birinde diğer ülke elçilerinin de katıldığı bir toplantıda, ülkemiz nüfusunun kaç olduğu sorulur. Yahya Kemal de “50 milyon” civarında der.

Nüfusumuzun bu kadar olmadığını bilenler hayret ederek sorarlar; “Nasıl oldu da 50 milyon oldunuz” derler.

Yahya Kemal’in cevabı hazırdır: “Biz ölülerimizle birlikte yaşarız”.

……………….

Evet, biz hakikaten ölülerimizle yaşarız. Peygamberler diyarı, evliyalar diyarı, şehitler diyarı olan coğrafyamızın manevi sahipleri bunlardır. 

İstanbul başta olmak üzere bütün bir Anadolu, baştanbaşa Allah dostlarının kabirleriyle çepeçevre sarıldığı gibi “İstiklal ve istikbalimiz” uğruna şehit olan yüzlerce kahramanımız da devlet ve millet bütünlüğümüzün tapusudur.

İşte bu tapunun şehirlerinden birisi de Bolu’nun Göynük ilçesidir. Başlıca sahibi İstanbul’un manevi fatihi Akşemseddin Hz.leridir.

İkinci sahibi ise yine Akşemseddin Hz.lerinin de talebesi olduğu Hacıbayram VeliHz.lerinin diğer talebesi Ömer Sıkkîn Hz.leridir.

Hakkında çok fazla bilgi olmayan ve “Debbağ Dede” namıyla bilinen Allah dostuyla birlikte üçüncü sahipleri de şehitlerimizdir.

Göynük bağrında bulunan manevi şahsiyetler sebebiyle Türkiye’mizin en sakin şehirlerindendir. Sakinliğinin yanı sıra doğası da muhteşemdir.

Ankara ve İstanbul’da sıkılıp da “Dünyanın işi bitmez azıcık nefes alalım” diyenlerin gideceği yerlerin başında gelmektedir. Seçim kasvetinden çıkmak için ben de gittim.

………………

Göynük’ün adeta Cennet’in dünyadaki temsili bir parçası gibi kabul edilen “Sünnet Gölü” vardır. Tanınır bilinir ama şimdiye kadar pek ilgi görmemiştir.

Sebebi şuymuş. Konaklama tesisinde alkol ve gece eğlencesinin olmasıymış. Civar köy ve Göynüklüler bu durumdan oldukça rahatsızlarmış.

Şimdi artık işletme el değiştirmiş ve ilk icraat olarak alkol kaldırılmış. Tesis elden geçirilmiş, yenilenmiş ve ailece dinlenme ortamına sokulmuş.

İki Osmanlı şehri Göynük’e 28, Mudurnu’ya 35 km olan Sünnet Gölü, Ankara ve İstanbul’a aynı uzaklıkta sayılır.

Ayrıca tesis, resmi ve özel kurum ve kuruluşlar için hem dinlenme hem çalışma mekânı olarak da düzenlenmiş.

Evet, kendi yeryüzümüzü, kendi değerlerimizle birlikte tanımalıyız. Vesselam.

  1.  
  2.  
  3.  
  4.  
  5.  
  6.  

 

Geldikti bir zaman Sarı Saltık’la Asya’dan,

Bir bir diyar-ı Rum’a dağıldık Sakarya’dan… Yahya Kemal.

…………….

Kendi yeryüzümüzü anlamak için önce bu coğrafyayı; tarihiyle, tabiatıyla ve elbet insanıyla sevmek, anlamak ve anlatmak gerekir.

Yeryüzümüzde hiçbir mevki yoktur ki; vatanımızın, maveramızın, irfanımızın, inanç değerlerimizin sahipleri bulunmasın ve kabirleriyle bekçilik etmesinler.

Kutlu coğrafyamızın her bir yanı, tasarrufu devam eden yahut etmeyen Allah dostlarıyla doludur. Şehitlerimiz bu dostların hatırlıları, kıymetlileri ve sevgilileridir.

Yine Yahya Kemal’in dediği gibi “Bizler ölülerimizle yaşarız”. Yeri gelmişken bu ifadenin vakıasını da hatırlayalım.

Rivayet şöyledir:

Yahya Kemal, 1929 yılında İspanya/Madrid’e atanan ilk büyükelçimizdir. Burada görevliyken ülkemiz nüfusu da 13-14 milyon civarındadır.

Günün birinde diğer ülke elçilerinin de katıldığı bir toplantıda, ülkemiz nüfusunun kaç olduğu sorulur. Yahya Kemal de “50 milyon” civarında der.

Nüfusumuzun bu kadar olmadığını bilenler hayret ederek sorarlar; “Nasıl oldu da 50 milyon oldunuz” derler.

Yahya Kemal’in cevabı hazırdır: “Biz ölülerimizle birlikte yaşarız”.

……………….

Evet, biz hakikaten ölülerimizle yaşarız. Peygamberler diyarı, evliyalar diyarı, şehitler diyarı olan coğrafyamızın manevi sahipleri bunlardır. 

İstanbul başta olmak üzere bütün bir Anadolu, baştanbaşa Allah dostlarının kabirleriyle çepeçevre sarıldığı gibi “İstiklal ve istikbalimiz” uğruna şehit olan yüzlerce kahramanımız da devlet ve millet bütünlüğümüzün tapusudur.

İşte bu tapunun şehirlerinden birisi de Bolu’nun Göynük ilçesidir. Başlıca sahibi İstanbul’un manevi fatihi Akşemseddin Hz.leridir.

İkinci sahibi ise yine Akşemseddin Hz.lerinin de talebesi olduğu Hacıbayram VeliHz.lerinin diğer talebesi Ömer Sıkkîn Hz.leridir.

Hakkında çok fazla bilgi olmayan ve “Debbağ Dede” namıyla bilinen Allah dostuyla birlikte üçüncü sahipleri de şehitlerimizdir.

Göynük bağrında bulunan manevi şahsiyetler sebebiyle Türkiye’mizin en sakin şehirlerindendir. Sakinliğinin yanı sıra doğası da muhteşemdir.

Ankara ve İstanbul’da sıkılıp da “Dünyanın işi bitmez azıcık nefes alalım” diyenlerin gideceği yerlerin başında gelmektedir. Seçim kasvetinden çıkmak için ben de gittim.

………………

Göynük’ün adeta Cennet’in dünyadaki temsili bir parçası gibi kabul edilen “Sünnet Gölü” vardır. Tanınır bilinir ama şimdiye kadar pek ilgi görmemiştir.

Sebebi şuymuş. Konaklama tesisinde alkol ve gece eğlencesinin olmasıymış. Civar köy ve Göynüklüler bu durumdan oldukça rahatsızlarmış.

Şimdi artık işletme el değiştirmiş ve ilk icraat olarak alkol kaldırılmış. Tesis elden geçirilmiş, yenilenmiş ve ailece dinlenme ortamına sokulmuş.

İki Osmanlı şehri Göynük’e 28, Mudurnu’ya 35 km olan Sünnet Gölü, Ankara ve İstanbul’a aynı uzaklıkta sayılır.

Ayrıca tesis, resmi ve özel kurum ve kuruluşlar için hem dinlenme hem çalışma mekânı olarak da düzenlenmiş.

Evet, kendi yeryüzümüzü, kendi değerlerimizle birlikte tanımalıyız. Vesselam.

 

Kaynak: https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/huseyin-ozturk/kendi-yeryuzumuz-24889.html

Yazar : Hüseyin Öztürk

 





toplist